Ana içeriğe atla

Erişebildiğin Kadar Derinlik

Yavaş ve sakin adımlarla köşesine çekilen duygulara, duyarsızlığımızla tanınıyoruz bu gezegende.
Tortularının dibimizde birikip, katmanlar oluşturduğundan habersizce yudumluyoruz, demlenmiş taze kahvelerimizi.
Yalnızca yapabildiğim düşlemek..
Pencere kenarında oturup,
Kümelenmiş ritimleri rıhtımlara eşlemek..
Eşelemek belki içimi.
Kolinin zeminine kadar erişinceye dek..

Yorumlar

  1. Sadece ruhumuz değil bedenimiz de bi köşeye çekildi şu süreçte. Evet biraz eşeleyelim bakalım davranışlarımızı, bulalım hatalarımızı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dibimizin ne kadar tuttuğunu bulmamızı dilerim.. Bu zorlu süreci en az kayıpla aşarız umarım. Teşekkürler duo

      Sil
  2. Bu süreçte fazlasıyla duygu ve düşüncelerimizle baş başa kalıyoruz sanırım.. Dilerim, baharı doyasıya yaşadığımız günleri pek yakında görürüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir artısı da var yazmaya, paylaşmaya itiyor bu süreç.. Güzel dileklerinize katılıyorum. Umarım baharımız kurtulup kutlu olur. Teşekkürler

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TANRI

Pişman edercesine yaşıyorum.. Bir yerlerde ki Tanrı'yı.. 

Kişisel Alan

 Etrafımızı çevreleyen tanıdıkların, birey olmamıza ve çerçevenin dışına çıkmamıza, baskı altına alarak, hayatlarımızı taciz ederek, birey olmamıza izin vermeme ya da bireyselliğimize çomak sokma durumu.. Sonuç; bireyselliğe aç bir toplum..  İnsanın, kendinin farkına varması, kendini bulması ve kendi kendine geçirdiği zamanlarda kaliteli aktiviteler yapıp, birine ihtiyaç duymadan gününü geçirebilmesi ve insansız hava sahasında sıkılmıyor oluşu asosyallik belirtileri değilken, bu damgayı alnının en uygun bölümüne yapıştırmaları ne kadar anormal bir davranıştır.? Zamanımızın çoğunu istemsiz bir şekilde çevreleyen ve içinde bulunmamızın kaçınılmaz olduğu toplum ve bu insan sirkülasyonuna dur diyebildiğimiz kişisel alanımızın, dairemizde geçirdiğimiz zaman olduğunu ve zamanın en kıymetli hazinemiz ve varlığımızın belirsiz bir zaman diliminde son bulacağı gerçeği ve bazı insanlar için sınırsız sosyalleşmekken, bazı insanlar için küçük çemberi için bir boşl...

Sahipsiz kalan bir çift ayakkabı

Bir çift ayakkabı duruyor öylece. Nöbet tutuyor adeta kapı eşiğinde.. Döneceğim günü bekle diyor belki. Belki de bu son cuma sahipsizliğinin. Ay bir başka bu gece. Hüzün sızıyor ışığından yer yüzüne. Yüzümüze değiyor hüzünlü ışık. Yanaklarımıza damlıyor, rüzgar silmeyi deniyor bir çare. Yanaklarımı siliyor, silkeleniyorum. Bir gülüş iliştiyorum dudaklarıma. Biraz sahte, biraz hüzünlü. Başımız kalkmıyor yerden. Kilimin desenlerini incelerken dişlerimi sıkıyorum. Tekrar bir gülümseyiş. Onun yüzünde çocuksu bir sevinç… Her yüzde sıkıntılı, sahte gülümseyişler. Bilemezler, bilemeyiz yarının bize onu geri vereceğini. Fakat vermeli.. Bu kanlı gözyaşları dinmeli cuma gecesi! Ve cennetin kapıları açıldığında hep beraber girmeliyiz içeri…