Ana içeriğe atla

Yokluğun başlangıç noktası


Ölümü hatırlatır ayrılık! 
Geri dönmenin olanaksız olduğu kıyılarda..
Seni tanıyanların hatırında kalırsın.
Boylu boyunca uzanır adın
Donuk dudaklara.
Bir fısıltıyla haberi yayınlanır kapkara sayfalarda
Olasılıklar silsilesi sis gibi çöker, yayılır.. 
Yokluğun siner eski üniformalara 
Ve sonra yokluğun bile yok olur 
Gömülür sessiz harflerin arasına.. 
Aralarında cansız gezdiğin günler, diriliğin önemini vurgular belki!
Belki fark etmez, alışırlar
Herşeye alıştıkları gibi.. 
Duru bir ıslaklık belirir bazı göz pınarlarında
Kurur zamanla..
Nefes almaya devam ederken sen
Üstelik rüzgar saçlarını okşuyorken hala
Ve inatla yağmur damlaları ıslatırken sıcak bedenini
İlan ediyor olacaklar yokluğunun haberini! 
Kim bilir? 
Kaç kişi solduracak varlığını kurak gönlünde
Kaç kez masal gibi anlatılacak ardından 
Hakkında akılda kalanlar.. 
Terk başladığında, ölü bedenin salınır 
Büyür göz bebekleri.. 
Geriye sadece,
Adın kalır
Tadın kalır 
Dokunduğun yüreklerde..

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TANRI

Pişman edercesine yaşıyorum.. Bir yerlerde ki Tanrı'yı.. 

Kişisel Alan

 Etrafımızı çevreleyen tanıdıkların, birey olmamıza ve çerçevenin dışına çıkmamıza, baskı altına alarak, hayatlarımızı taciz ederek, birey olmamıza izin vermeme ya da bireyselliğimize çomak sokma durumu.. Sonuç; bireyselliğe aç bir toplum..  İnsanın, kendinin farkına varması, kendini bulması ve kendi kendine geçirdiği zamanlarda kaliteli aktiviteler yapıp, birine ihtiyaç duymadan gününü geçirebilmesi ve insansız hava sahasında sıkılmıyor oluşu asosyallik belirtileri değilken, bu damgayı alnının en uygun bölümüne yapıştırmaları ne kadar anormal bir davranıştır.? Zamanımızın çoğunu istemsiz bir şekilde çevreleyen ve içinde bulunmamızın kaçınılmaz olduğu toplum ve bu insan sirkülasyonuna dur diyebildiğimiz kişisel alanımızın, dairemizde geçirdiğimiz zaman olduğunu ve zamanın en kıymetli hazinemiz ve varlığımızın belirsiz bir zaman diliminde son bulacağı gerçeği ve bazı insanlar için sınırsız sosyalleşmekken, bazı insanlar için küçük çemberi için bir boşl...

Sahipsiz kalan bir çift ayakkabı

Bir çift ayakkabı duruyor öylece. Nöbet tutuyor adeta kapı eşiğinde.. Döneceğim günü bekle diyor belki. Belki de bu son cuma sahipsizliğinin. Ay bir başka bu gece. Hüzün sızıyor ışığından yer yüzüne. Yüzümüze değiyor hüzünlü ışık. Yanaklarımıza damlıyor, rüzgar silmeyi deniyor bir çare. Yanaklarımı siliyor, silkeleniyorum. Bir gülüş iliştiyorum dudaklarıma. Biraz sahte, biraz hüzünlü. Başımız kalkmıyor yerden. Kilimin desenlerini incelerken dişlerimi sıkıyorum. Tekrar bir gülümseyiş. Onun yüzünde çocuksu bir sevinç… Her yüzde sıkıntılı, sahte gülümseyişler. Bilemezler, bilemeyiz yarının bize onu geri vereceğini. Fakat vermeli.. Bu kanlı gözyaşları dinmeli cuma gecesi! Ve cennetin kapıları açıldığında hep beraber girmeliyiz içeri…