Tutunacak bir şey bulamıyorum bu günlerde.
Ansızın yere kapaklandığımı hissediyorum.
Sesim kısılıyor, başımı çeviriyorum.
Gördüğüm umarsız davranışları eleğimden geçiremiyorum..
Hoş olmayanı taşımıyor ayaklarım.
Zedelenmiş hislerimi adlandırmaya çalışıyorum. Öfkelendiğimi fark ediyorum önce.
Sonra kendime kızdığımı ve halime üzüldüğümü görüyorum gözlerimde..
Anlamadan yargıları doluyorlar boynuma.
Ve fark ediyorum anlaşamıyorum insanlarla.
Kaostan beslenmiyorum.
Savunma durumunda bocalıyorum.
Kirlenmiş hissediyorum...
Uzaklaşıyorum..
Fakat uzak durmuyorlar..
Dedim ya anlamıyorlar..
Sirenler çalıyor zihnimde.
Koş diyor uzaklaş!
Nereden, kimden, hangi birinden uzaklaşmalıyım? Daha nasıl eğitebilirim kendimi?
Neyi tamamlamalıyım?
Nasıl değiştirmeliyim sistemimi?
Bilemiyorum..
Anlayıp sırtı sıvazlandıkça şişirilen balonları teker teker patlatmak istiyorum.
Yine duvara tosluyorum, yapamıyorum.
"Seni anlıyorum" diyerek dinlemeye dahi yeltenmeyenlere sesleniyorum;
Sustuğunda duyarsın farklı sesleri..
Kendi gözlerinle değil onun gözleriyle bakmaya çalışırsan görürsün gerçeği..
Çık içinden, uzaktan bak kendine.
Kabileler hırsla tükendiler..
Milyonlarca insan yok etti diğerini..
Taraf olma!
Etrafın talan!
Gör olanı biteni, at gözlüklerini..
O kadar çok dünyevi işlerle, kimin ne yaptığı ile meşkul ki zihnimiz… Kendimizin farkına varamıyoruz. “Kendi hayatım” dediğin şeyin tam olarak ne olduğunu hiç düşündün mü? Modern zamanların hayat felsefesi; aynayı hep başka yöne çevirmemizle, suretimizden ışık hızıyla uzaklaşmamızla ilintili. Hiç durmuyoruz. Çok işimiz var. Hiç zaman yok! Haftada yedi gün olması yetmiyor. Altı gün çalış, bir gün haftalık izin. Yaşadığın, barındığın ortamı steril hale getir! Bilgisayar oyunundaki karakter gibiyiz. Görevlerimiz hiç bitmiyor. Bu telaş içinde “kim” olduğunu sormaya vaktin yok. Kimsin sen? Yaşadığımız şehre, çalışma ortamına, çevrendeki insanlara alışmaya çalışıyorsun. Sürekli ve hızla değişen dünya düzenine ayak uydurmaya çalışıyoruz. Ki uyduruyoruz da. Koşullara göre şekillenmeye o denli alışmışız ki, o çarkın bir parçası olmaktan, dışında bir “benliğimiz” kalmıyor. Kim olduğumuzu bilmeden yaşayıp gidiyoruz… *11 Aralık 2018
yaaa en sevdigim yazar yaaa
YanıtlaSil👏👏
YanıtlaSilTeşekkürler
YanıtlaSilYazdıklarınızı her okuduğumda kendimi buluyorum içinde. Çok güzel ve naif dokunuyorsunuz cümlelere.
YanıtlaSilDaha çok yazın.. daha çok anlam kazansın cümleler. Tebrikler 🙏
Teşekkür ederim içten yorumunuz için. Günlerimizin kazanılmış anlamlar ve değerlerle geçmesini, tüm güzelliklerin nüfus ettiği ve bantlardan sıyrılmış bir hayat diliyorum her bireye 🙏
Sil