Bir annenin feryadına gizlendi adalet! Bir annenin gözlerinde nem oldu hakikat! Nefes almak kimyasallaştı Görmek kimyasal Konuşmak, kimyasal.. Her söz zehirliyor sahibini Kör kuyularda buluyorlar söz sahiplerini.. Ellerinde mengeneler Ceplerinde çilingirler Sıkıştırıyor, salıveriyor, alı-veriyorlar tüm filizleri! Daha ne kadar kaldırır bilmem.. Bu gökyüzü, bu toprak Böylesi kiri pası.. Ensemizde yalan kokan nefesler, Kamburlarmızda tepinen sentetik kimlikler.. Her gün birileri çekiliyor bataklıklarına Yardım çığlıkları boşuna! Herkes bekliyor sırasını, ölümü bekler gibi Gececik bedenler karanlıklar ardında …
Bir "Merhaba" yuvarlayabilir, derin sohbetlere..
Kalbe düşmüş lakin henüz akla düşmemiş cevapları ararken, bilmeliyiz ki zaman; bir ilaç değil perdedir. Perdeler çekildiğinde ise çok önceden yazılmış olan zuhur edecek. Kiminin payına bir müjde kiminin payına ise acı bir veda düşecek.
YanıtlaSilİşte perspektifin düşündürücü doyurganlığı... Ki o beklenmedik sıra dışı vedalardır boğazımızdaki düğümlerin sebebi. Yutkunurken nutuk atacakcak kadar delici acılar bırakır avuçlarımıza.
SilO acılar, beklenenden önce gelen misafirler gibi olsa gerek.
SilZamanını şaşırıp erken geldiyse eğer, göreceklerinden ben sorumlu değilim demektir.. Göze almış olmalı, o acı dedikleri yaşayacaklarını..
SilMisafir iyidir, sorumluluğu da acıyı da paylaşırız :)
Sil