Ana içeriğe atla

Dans

Sahibin kim? Yönlendirenin?
Dış gözler çifter çifter dikizlerken her organını, uzuvlarını keyfine göre hareket ettirebiliyor musun?
Özgür hissediyor musun ruhunu? Ya da tutsak mısın farklı dudaklarda?
Tüm bu soruları gerçek hissiyatınla cevaplayabilir misin?
Peki.
Cesaretini kırma!
Esaret altında tutma düşüncelerini!
Aç ağzını ve yumma gözlerini!
Haddini bil fakat hadsizliğe "Heyy Yooo" diyebil!
Oturduğun kaldırım o an için senindir. Kalktığında, bir köpeğin işemesini izlemekten keyif al yeter ki..
Duyularının ritmi duymasına izin ver! Ve figürlerini bastırmadan sergile, içinden geldiğince...

Yorumlar

  1. Dış gözler bedenimi izlese de ruhumu izleyemez. Ruhum ise özgürce sevdiği danslarla hemdem...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O zaman.. durma ..dans et.. Ruhunun özgürlüğünü kutla.

      Sil
  2. Ruhumuzun hep özgür kalması dileğiyle o halde,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmel dileğin için teşekkürler 🙏 figürler ile özgürlüğe ...

      Sil
  3. ben çok severim dansı..evde aklıma estikçe açar müziği bırakırım kendimi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harika👌 salmak gerekiyor bazen sıktığımız tüm kasları değil mi

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TANRI

Pişman edercesine yaşıyorum.. Bir yerlerde ki Tanrı'yı.. 

Kişisel Alan

 Etrafımızı çevreleyen tanıdıkların, birey olmamıza ve çerçevenin dışına çıkmamıza, baskı altına alarak, hayatlarımızı taciz ederek, birey olmamıza izin vermeme ya da bireyselliğimize çomak sokma durumu.. Sonuç; bireyselliğe aç bir toplum..  İnsanın, kendinin farkına varması, kendini bulması ve kendi kendine geçirdiği zamanlarda kaliteli aktiviteler yapıp, birine ihtiyaç duymadan gününü geçirebilmesi ve insansız hava sahasında sıkılmıyor oluşu asosyallik belirtileri değilken, bu damgayı alnının en uygun bölümüne yapıştırmaları ne kadar anormal bir davranıştır.? Zamanımızın çoğunu istemsiz bir şekilde çevreleyen ve içinde bulunmamızın kaçınılmaz olduğu toplum ve bu insan sirkülasyonuna dur diyebildiğimiz kişisel alanımızın, dairemizde geçirdiğimiz zaman olduğunu ve zamanın en kıymetli hazinemiz ve varlığımızın belirsiz bir zaman diliminde son bulacağı gerçeği ve bazı insanlar için sınırsız sosyalleşmekken, bazı insanlar için küçük çemberi için bir boşl...

Sahipsiz kalan bir çift ayakkabı

Bir çift ayakkabı duruyor öylece. Nöbet tutuyor adeta kapı eşiğinde.. Döneceğim günü bekle diyor belki. Belki de bu son cuma sahipsizliğinin. Ay bir başka bu gece. Hüzün sızıyor ışığından yer yüzüne. Yüzümüze değiyor hüzünlü ışık. Yanaklarımıza damlıyor, rüzgar silmeyi deniyor bir çare. Yanaklarımı siliyor, silkeleniyorum. Bir gülüş iliştiyorum dudaklarıma. Biraz sahte, biraz hüzünlü. Başımız kalkmıyor yerden. Kilimin desenlerini incelerken dişlerimi sıkıyorum. Tekrar bir gülümseyiş. Onun yüzünde çocuksu bir sevinç… Her yüzde sıkıntılı, sahte gülümseyişler. Bilemezler, bilemeyiz yarının bize onu geri vereceğini. Fakat vermeli.. Bu kanlı gözyaşları dinmeli cuma gecesi! Ve cennetin kapıları açıldığında hep beraber girmeliyiz içeri…