Aramızdaki etkileşim o kadar kuvvetliydiki, beraber kırmızıdan nefret edip, koyu yeşile övgüler yağdırıyorduk. Dairemize kapanıp, insanlardan kaçıyor ve saatlerce doğal yaşam belgeselleri izliyorduk. Savaş oyunları oynayıp katliam yapıyor, küveti doldurup arınıyorduk. Farelerle yarışırcasına geçirdiğimiz zamanlardan sonra yorgunluğun keyfini çıkardığımız dakikalarımız bizi besliyordu. Uyumun iki küçük bedende hayat bulabildiğini düşünüyorum. Buna aşk'ta diyebilirsin. Dilersen "mek" de! Ekiyorsun mek oluyor. 🍞
Bir annenin feryadına gizlendi adalet! Bir annenin gözlerinde nem oldu hakikat! Nefes almak kimyasallaştı Görmek kimyasal Konuşmak, kimyasal.. Her söz zehirliyor sahibini Kör kuyularda buluyorlar söz sahiplerini.. Ellerinde mengeneler Ceplerinde çilingirler Sıkıştırıyor, salıveriyor, alı-veriyorlar tüm filizleri! Daha ne kadar kaldırır bilmem.. Bu gökyüzü, bu toprak Böylesi kiri pası.. Ensemizde yalan kokan nefesler, Kamburlarmızda tepinen sentetik kimlikler.. Her gün birileri çekiliyor bataklıklarına Yardım çığlıkları boşuna! Herkes bekliyor sırasını, ölümü bekler gibi Gececik bedenler karanlıklar ardında …

Aynı şeyleri sevmek kadar, farklılarla birbirini tamamlamak da aşktır. Örneğin, ben karpuzun göbeğini yemeyi severim o kabuğunu sıyırmayı...Farklılıklar da güzeldir:)
YanıtlaSilTabiki harika bir yakalayış :) yorumun, farklılıkların olumlu yönlerini içeren bir içerik oluşturma istediği uyandırdı. Güzel birşeyler çıkabilir teşekkürler :)
YanıtlaSil