Ana içeriğe atla

Beklemek..

Müziği bölen ağız dolusu bir hapşırık dikkatimi dağıtmıştı.
Çizgili çoraplarımla ritim tutarken saniselik olay ahengi bozmaya yetmişti.

Tekrar dikkatimi toparlayıp eşliğe devam edecekken müzik son buldu ve şarkı değişmişti..

Sonrasında kafamdaki kaosu derlemeye çalışmakla ve boş bakışlarla boş masalarda gezinmeye koyuldu gözlerim.

Beklentimin gerçekleşmediği her dakika bir ampul daha yanıyor, ortam loş ve hoşluğunu kaybediyordu.

Çay dilimi ve geçerken uğradığı tüm organlarımı kavurarak miğdeme ulaşıyor, stres tırnaklarımı yeme isteği uyandırıyordu..

Karşımda donuk, donut kafalı bir bey dikiz aynaları full açılı açık baştan ayağa üzerimde gezdiriyordu..

Ve beklenen çıkageldiğinde rüzgarda savrulan çantalarımla koşarak uzaklaştım.
Tam rota ilerleyerek.. 

Yorumlar

  1. Donuk ve donut kafalı, ortamın loş ve hoşluğu...
    Şiirdeki dize sonundaki kafiyeler, senin yazılarında kelimelerin içinde...Çok güzel...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim 😊 tüm donut kafalılara gelsin bu satırlarım..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TANRI

Pişman edercesine yaşıyorum.. Bir yerlerde ki Tanrı'yı.. 

Kişisel Alan

 Etrafımızı çevreleyen tanıdıkların, birey olmamıza ve çerçevenin dışına çıkmamıza, baskı altına alarak, hayatlarımızı taciz ederek, birey olmamıza izin vermeme ya da bireyselliğimize çomak sokma durumu.. Sonuç; bireyselliğe aç bir toplum..  İnsanın, kendinin farkına varması, kendini bulması ve kendi kendine geçirdiği zamanlarda kaliteli aktiviteler yapıp, birine ihtiyaç duymadan gününü geçirebilmesi ve insansız hava sahasında sıkılmıyor oluşu asosyallik belirtileri değilken, bu damgayı alnının en uygun bölümüne yapıştırmaları ne kadar anormal bir davranıştır.? Zamanımızın çoğunu istemsiz bir şekilde çevreleyen ve içinde bulunmamızın kaçınılmaz olduğu toplum ve bu insan sirkülasyonuna dur diyebildiğimiz kişisel alanımızın, dairemizde geçirdiğimiz zaman olduğunu ve zamanın en kıymetli hazinemiz ve varlığımızın belirsiz bir zaman diliminde son bulacağı gerçeği ve bazı insanlar için sınırsız sosyalleşmekken, bazı insanlar için küçük çemberi için bir boşl...

Sahipsiz kalan bir çift ayakkabı

Bir çift ayakkabı duruyor öylece. Nöbet tutuyor adeta kapı eşiğinde.. Döneceğim günü bekle diyor belki. Belki de bu son cuma sahipsizliğinin. Ay bir başka bu gece. Hüzün sızıyor ışığından yer yüzüne. Yüzümüze değiyor hüzünlü ışık. Yanaklarımıza damlıyor, rüzgar silmeyi deniyor bir çare. Yanaklarımı siliyor, silkeleniyorum. Bir gülüş iliştiyorum dudaklarıma. Biraz sahte, biraz hüzünlü. Başımız kalkmıyor yerden. Kilimin desenlerini incelerken dişlerimi sıkıyorum. Tekrar bir gülümseyiş. Onun yüzünde çocuksu bir sevinç… Her yüzde sıkıntılı, sahte gülümseyişler. Bilemezler, bilemeyiz yarının bize onu geri vereceğini. Fakat vermeli.. Bu kanlı gözyaşları dinmeli cuma gecesi! Ve cennetin kapıları açıldığında hep beraber girmeliyiz içeri…