Etrafımızı çevreleyen tanıdıkların, birey olmamıza ve çerçevenin dışına çıkmamıza, baskı altına alarak, hayatlarımızı taciz ederek, birey olmamıza izin vermeme ya da bireyselliğimize çomak sokma durumu.. Sonuç; bireyselliğe aç bir toplum.. İnsanın, kendinin farkına varması, kendini bulması ve kendi kendine geçirdiği zamanlarda kaliteli aktiviteler yapıp, birine ihtiyaç duymadan gününü geçirebilmesi ve insansız hava sahasında sıkılmıyor oluşu asosyallik belirtileri değilken, bu damgayı alnının en uygun bölümüne yapıştırmaları ne kadar anormal bir davranıştır.? Zamanımızın çoğunu istemsiz bir şekilde çevreleyen ve içinde bulunmamızın kaçınılmaz olduğu toplum ve bu insan sirkülasyonuna dur diyebildiğimiz kişisel alanımızın, dairemizde geçirdiğimiz zaman olduğunu ve zamanın en kıymetli hazinemiz ve varlığımızın belirsiz bir zaman diliminde son bulacağı gerçeği ve bazı insanlar için sınırsız sosyalleşmekken, bazı insanlar için küçük çemberi için bir boşl...
Doğar doğmaz kendimizi zamanın akışının içinde bulduğumuz için, tutunmaya çalışmak beyhude...Onun yerine zamanı yönetebileceğimiz araçlarla hayata tutunmalı tıpkı delice akan bir ırmakta elinde küreklerle bir sandalı yönetir gibi.
YanıtlaSilO zaman Oğuz Atay'dan Tutunamayanlar'a selam olsun.. Teşekkür ederim bu güzel yorumun için. Sandallar sayesinde kol kası yaptığımız nice günlere merhaba.. 😊
SilÇok güzel bir yazı olmuş derin anlamlar içeren, teşekkürler
YanıtlaSilBen teşekkür ederim derinliklerde buluşmaya devam 😊
Sil