Bir annenin feryadına gizlendi adalet! Bir annenin gözlerinde nem oldu hakikat! Nefes almak kimyasallaştı Görmek kimyasal Konuşmak, kimyasal.. Her söz zehirliyor sahibini Kör kuyularda buluyorlar söz sahiplerini.. Ellerinde mengeneler Ceplerinde çilingirler Sıkıştırıyor, salıveriyor, alı-veriyorlar tüm filizleri! Daha ne kadar kaldırır bilmem.. Bu gökyüzü, bu toprak Böylesi kiri pası.. Ensemizde yalan kokan nefesler, Kamburlarmızda tepinen sentetik kimlikler.. Her gün birileri çekiliyor bataklıklarına Yardım çığlıkları boşuna! Herkes bekliyor sırasını, ölümü bekler gibi Gececik bedenler karanlıklar ardında …
Bir "Merhaba" yuvarlayabilir, derin sohbetlere..

Doğar doğmaz kendimizi zamanın akışının içinde bulduğumuz için, tutunmaya çalışmak beyhude...Onun yerine zamanı yönetebileceğimiz araçlarla hayata tutunmalı tıpkı delice akan bir ırmakta elinde küreklerle bir sandalı yönetir gibi.
YanıtlaSilO zaman Oğuz Atay'dan Tutunamayanlar'a selam olsun.. Teşekkür ederim bu güzel yorumun için. Sandallar sayesinde kol kası yaptığımız nice günlere merhaba.. 😊
SilÇok güzel bir yazı olmuş derin anlamlar içeren, teşekkürler
YanıtlaSilBen teşekkür ederim derinliklerde buluşmaya devam 😊
Sil