Ana içeriğe atla

Sosyal Medya


Meteoroloji genel müdürlüğünün yaptığı açıklamaya göre, göreceli havalar yarından itibaren şehri etkisi altına alacak!

Güler yüzlü, tatilci ve neşeli insanların mevsiminin başladığını ve sosyal medya üzerinden ülke genelini etkileyeceği belirtiliyor.

Havalar ısınıyor..

İnsanların akın akın, denizin eteklerine koşacağı ve küçük kasabaların nüfusunun artacağı yönünde tahminlerde cabası.


Peki nedir bu mutluluk çabası? 


Yataktan kalkmış, ağzının içinde ayakkabımsı bir tat, gözler şüşük ve bilincini yatağında bırakıp, açılı ve süslü objeler eklenmiş bir kare fotoğraf paylaşıyorsun ve #güzelbirgün hashtag ekleyip, önce kendini sonra takipçileri, kusursuz bir sabaha uyandığına inandırıyorsun..

Leş durumunu çeşitli filtrelerle düzenleyip, bir iki emoji ve beğendiğin objelerini bulunduğu raftan alıp perspektifine ekliyorsun.. Tamamdır.. Başarılı bir çalışma..

Peki gerçek kesitte ne yapıyorsun? 

Sayfaların arasında dolaşıp, "senin gibi" bunca çaba sarf ederek harika görüntüyü, yapay bir şekilde yakalayabilmek için uğraşmış ve paylaşmış insanların fotoğraflarını beğenip kendine yer edinmeye çalışıyorsun.

Harika döngü!

Sosyal medyayı tüm kullanan zilyonlarca insana değil bu sözlerim. 
Affola..
O'nlar eminim kendilerini, bu satırları okurken fark edip "BURDA" diyecektir hiç kuşkusuz.

Gerçek hayat nerede? bilemiyorum fakat buralarda olmağı kesin..

Yorumlar

  1. Kesinlikle başarılı bir bakış açısı..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Kendi gerçeklerimi yansıtmaya çalışıyorum👉👇👈👆

      Sil
  2. Gerçek hayat ile gösterilmeye çalışılan hayat arasında uçurumlar var belki de. Sosyal medya kısır döngüsünü çok iyi resmetmişsin o sana özgü kelimelerle.

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederim. Son zamanların en popüler platformlarında çoğu kişi gerçekliğini yansıtmıyor malesef. Ve bu konunun popüleritesinin artması taraftarıyım ki, göz yormalar biraz azalsın 🙏

    YanıtlaSil
  4. Sosyal medya insanları salaklaştırdı ya da hep salaklardı da sosyal medya sayesinde gösterebiliyorlar hünerlerini, bilemedim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Artık böcek ilacı yok ve hepsi kol geziyor mutfak dolaplarında..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

TANRI

Pişman edercesine yaşıyorum.. Bir yerlerde ki Tanrı'yı.. 

Kişisel Alan

 Etrafımızı çevreleyen tanıdıkların, birey olmamıza ve çerçevenin dışına çıkmamıza, baskı altına alarak, hayatlarımızı taciz ederek, birey olmamıza izin vermeme ya da bireyselliğimize çomak sokma durumu.. Sonuç; bireyselliğe aç bir toplum..  İnsanın, kendinin farkına varması, kendini bulması ve kendi kendine geçirdiği zamanlarda kaliteli aktiviteler yapıp, birine ihtiyaç duymadan gününü geçirebilmesi ve insansız hava sahasında sıkılmıyor oluşu asosyallik belirtileri değilken, bu damgayı alnının en uygun bölümüne yapıştırmaları ne kadar anormal bir davranıştır.? Zamanımızın çoğunu istemsiz bir şekilde çevreleyen ve içinde bulunmamızın kaçınılmaz olduğu toplum ve bu insan sirkülasyonuna dur diyebildiğimiz kişisel alanımızın, dairemizde geçirdiğimiz zaman olduğunu ve zamanın en kıymetli hazinemiz ve varlığımızın belirsiz bir zaman diliminde son bulacağı gerçeği ve bazı insanlar için sınırsız sosyalleşmekken, bazı insanlar için küçük çemberi için bir boşl...

Sahipsiz kalan bir çift ayakkabı

Bir çift ayakkabı duruyor öylece. Nöbet tutuyor adeta kapı eşiğinde.. Döneceğim günü bekle diyor belki. Belki de bu son cuma sahipsizliğinin. Ay bir başka bu gece. Hüzün sızıyor ışığından yer yüzüne. Yüzümüze değiyor hüzünlü ışık. Yanaklarımıza damlıyor, rüzgar silmeyi deniyor bir çare. Yanaklarımı siliyor, silkeleniyorum. Bir gülüş iliştiyorum dudaklarıma. Biraz sahte, biraz hüzünlü. Başımız kalkmıyor yerden. Kilimin desenlerini incelerken dişlerimi sıkıyorum. Tekrar bir gülümseyiş. Onun yüzünde çocuksu bir sevinç… Her yüzde sıkıntılı, sahte gülümseyişler. Bilemezler, bilemeyiz yarının bize onu geri vereceğini. Fakat vermeli.. Bu kanlı gözyaşları dinmeli cuma gecesi! Ve cennetin kapıları açıldığında hep beraber girmeliyiz içeri…