Mehmet bey sigortalı işinin ona tanıdığı yüksek müsade gününü, sümüklü böcek misali yatağa yapışıp, sıvılarını yatağın rasgele yerlerine saçmakla geçiriyordu. Öğlene kadar uyansada kalkmaya tenezzül etmezdi. Tuvalete girip çay&sigara içerek, ayakları üzerine basamayacağı uyuşmanın eşiğine gelmeden, yeterli vakit geçirdiğini düşünmezdi. Sürekli yemek yiyip, sarı kanepesinde günü bitirmek en sevdiği durumdu. Hiç birşey yapmak zorunda olmamanın verdiği rahatlık onu tatmin etmeye yetiyordu..
Bir annenin feryadına gizlendi adalet! Bir annenin gözlerinde nem oldu hakikat! Nefes almak kimyasallaştı Görmek kimyasal Konuşmak, kimyasal.. Her söz zehirliyor sahibini Kör kuyularda buluyorlar söz sahiplerini.. Ellerinde mengeneler Ceplerinde çilingirler Sıkıştırıyor, salıveriyor, alı-veriyorlar tüm filizleri! Daha ne kadar kaldırır bilmem.. Bu gökyüzü, bu toprak Böylesi kiri pası.. Ensemizde yalan kokan nefesler, Kamburlarmızda tepinen sentetik kimlikler.. Her gün birileri çekiliyor bataklıklarına Yardım çığlıkları boşuna! Herkes bekliyor sırasını, ölümü bekler gibi Gececik bedenler karanlıklar ardında …

Yorumlar
Yorum Gönder