Kollarımı ve bacaklarımı o'nun kullanılmamış bölgelerine kenetlemeyi seviyorum. Bütünüyle deli olmayı ve bu deliliğe istekli bir partnerimin bulunması mutlu ediyor. Boş boş kanepede oturup, koyu yeşil duvarları izlerken, sessizce yanıma sokulup yumuşak ellerini yüzüme bastırıyor... Kahkaha patlatıyorum.. Tanrım; bu saçmalıklar olmasa gülemeyiz diye düşünüp başa sarıyor, yuvarlanıyoruz.. Çimlerdeymişcesine.. Saçlarını kesiyor, manikür yapıyor, birbirimizi kremliyoruz.. Yağmur yağıyor. Yaşadığımız kent sel altında. "Hadi sel'e kapılalım" deyip kendimizi sokağa atıyoruz.. Soğuk ruhumuzu ele geçirmeden tekrar dairemize dönüp, sevişerek birbirimizi ısıtmalıyız diyecekken üzerime atlıyor.. Gülüşmeler.. Ve tekrar yuvarlanıp bir bütün kalıyoruz..
Bir annenin feryadına gizlendi adalet! Bir annenin gözlerinde nem oldu hakikat! Nefes almak kimyasallaştı Görmek kimyasal Konuşmak, kimyasal.. Her söz zehirliyor sahibini Kör kuyularda buluyorlar söz sahiplerini.. Ellerinde mengeneler Ceplerinde çilingirler Sıkıştırıyor, salıveriyor, alı-veriyorlar tüm filizleri! Daha ne kadar kaldırır bilmem.. Bu gökyüzü, bu toprak Böylesi kiri pası.. Ensemizde yalan kokan nefesler, Kamburlarmızda tepinen sentetik kimlikler.. Her gün birileri çekiliyor bataklıklarına Yardım çığlıkları boşuna! Herkes bekliyor sırasını, ölümü bekler gibi Gececik bedenler karanlıklar ardında …

Yorumlar
Yorum Gönder